Ağız ve Çene Cerrahisi

Ağız ve çene cerrahisi; ağız, diş ve çene bölgelerindeki yumuşak ve sert dokulardaki hastalıkları, yaralanmaları, gelişimsel rahatsızlıkları tanımlayan, bunlar sonucunda oluşmuş fonksiyon ve estetik bozuklukların medikal ve cerrahi tedavisini gerçekleştiren bir alandır.

Ağız ve Çene Cerrahisi, diş çekiminden, çene kırığı tedavisine kadar kapsamlı bir cerrahi alandır.

Ağız, Diş Çene gerçekleştirebildiğimiz işlemler;
– Apikal Rezeksiyon
– Çenelerdeki Kistlerin Tedavileri
– Dental Apselerin Tedavileri
– Yirmi Yaş Dişi Çekimi
– Gömülü Dişlerin Çekimi
– Normal ve Komplikasyonlu Diş Çekimi
– Protez Öncesi Cerrahi Uygulamalar

Çene Kisti Nedir?

Çene tümörleri ve kistleri için tedavi seçenekleri belirtilerinize, sahip olduğunuz lezyonun tipine ve lezyonun büyüme aşamasına bağlı olarak değişir. Nadir durumlarda, ilaçlar yardımcı olabilir, ancak genellikle cerrahi tedaviye ihtiyaç duyabiliriz. Bir patolog cerrahi sırasında çıkarılmış dokuyu inceler ve cerrahın bu bilgiyi hemen harekete geçirebilmesi için birkaç dakika içinde bir tanı bildirir.

Ameloblastoma: Bu seyrek, yavaş büyüyen, genellikle kanserli olmayan (benign) bir tümördür. Genellikle molarların yakınında bulunan çenede gelişir ve kemik ve yumuşak doku gibi yerel yapıları istila edebilir.
Keratokistik odontojenik tümörler: Odontojenik keratokistler olarak da adlandırılan bu yavaş büyüyen, benign kistik tümörler lokal yapıları yıkıcı ve sıklıkla tekrarlayabilir. Çoğunlukla kist üçüncü molar dişlerin yakınındaki çenede gelişir. Bu tümörler, nevoid bazal hücreli karsinoma sendromu diye adlandırılan kalıtsal bir durumdaki insanlarda da bulunabilir.

Nevoid bazal hücre karsinom sendromu: Gorlin-Goltz sendromu olarak da adlandırılan bu durumdaki insanlarda tümörleri baskılayan bir gen bulunmamaktadır. Sendroma neden olan genetik mutasyon kalıtsaldır. Bu sendrom, çenede çok sayıda bazal hücre deri kanseri ve keratokistik odontojenik tümörün erken yaşta gelişmesine neden olur.

Odontoma:
Bu, çenede bir diş etrafında büyüyen diş dokusundan oluşan benign bir tümördür. Odontomlar tuhaf biçimde şekillendirilmiş bir dişe benzeyebilir veya küçük veya büyük kireçlenmiş tümörler olabilir. Bunlar bazı genetik sendromların bir parçası olabilir.

Odontojenik miksooma:
Odontojenik miksooma, alt çene ve yumuşak dokuda sıklıkla görülen nadir, yavaş büyüyen benign bir tümördür. Tümör büyük olabilir ve agresif olarak çene ve çevresindeki dokuyu istila edebilir. Odontojenik miksomalar tedaviden sonra tekrar ortaya çıkabilir.

Diğer kist türleri ve tümörleri:
Bunlara adenomatoid odontojenik tümörler, epitelyal odontojenik tümörleri, ameloblastik fibromalar, dentigeröz kistler, glandüler odontojenik kistler, skuamöz odontojenik tümörler ve odontojenik kistleri kalsifiye eden birkaç örnek verilmektedir.

Çene Kistlerinin Oluşumu

Kistler, embriyolojik gelişim sürecinde dokular içine yerleşen hücre artıklarından gelişebildikleri gibi, enfekte kök kanalından gelişen irritasyon sonucu kök ucu bölgesinde meydana gelen patolojik değişiklikler ile veya kök ucunda kistik lezyonu bulunan dişlerin çekimi sonrası çene kemiğiiçinde bu lezyonun kalması sonucunda da gelişebilir.

Yirmilik Diş Tedavisi

Yirmi yaş dişleri diş dizisinin en arkasında yer alan, üçüncü büyük azı dişleridir. Genellikle en ağrılı süren dişler de bunlardır. Genellikle yirmili yaşlarda süren bu dişler çoğu zaman çenedeki yer darlığı, sürme pozisyonundaki sapma veya ilgili bölgedeki kemik yoğunluğu gibi sebeplerle kısmen sürmekte yani çıkmaktadır. Bu sebeple de bir kısmı içeride kalmaktadır.

Çene Kisti tedavisi nasıldır?

– Kist ameliyatlarında temel ilke tüm kistin çeperi ile birlikte çıkarılmasıdır.
– Kist lezyonu ile ilişkili olmayan komşu diş köklerini korumaya dikkat edilir. Kist içerisinde bulunan dişlerin apikal rezeksiyon yöntemi ağız içerisinde kalmasını sağlar.

Enfeksiyonların giderilmesi için de bu işlemlere başvurulur mu?

Dişlerin kök uçlarında gelişen enfeksiyonlarını ortadan kaldırmamız için iltihaplı kök ucu ve iltihabın yayıldığı çevre dokuların temizlenmesi adına kanal tedavisi yapılamayan durumlarda uygulanan bir operasyon gerçekleştiririz.

Her Kök Ucunda İltihap Olan Diş Çekilmeli Mi?

Her zaman doğal dişlerin korunması taraftarıyız. Şayet iyileştirme ve onarma seçeneklerimiz varsa, çekmek yerine bunları düşünürüz. Dişlerin kök uçlarında oluşan kistler eğer başlangıç aşamasında iseler diş çekimine gerek kalmadan tedavileri yapılabilmektedir. Bu tip dişlere öncelikle kanal tedavisi uygulanmakta, daha sonra da lokal anestezi altında kök ucuna yapılan cerrahi müdahale (apikal rezeksiyon) ile problem ortadan kaldırılarak dişin uzun süre ağızda kalması sağlanmaktadır.

Apikal Rezeksiyon Operasyonunun Yapıldığı Durumlar:

– Diş kökünün yapısal veya şekilsel bozukluğu nedeniyle kanal tedavisi`nin tam yapılamaması,
– Diş üzerinde çıkarılamayan bir restorasyonun varlığı nedeniyle kanal tedavisi yapılamaması,
– Kanal Tedavisi sırasında alet kırıldıysa, kırılan aletin mutlaka çıkarılması gerekiyorsa, aleti çıkarmak amacıyla,
– Yapılmış kanal tedavisine rağmen hastanın ağrısının devam ettiği durumlarda,
– Diş kökünde kist oluşan vakalarda,
– Diş kökünün kemik içerisindeki 1/3 uç kısmının kırılması durumlarında.

20’lik dişler mutlaka çekilmeli mi?

Her 20’lik diş çekilmez ancak diş sorun yaratıyorsa, hastamızı rahatsız ediyorsa duruma uygun olarak tedavi tercih edebiliriz.



BİLGİ AL!